TARIH: 26 Haziran 2019, Çarşamba - SAAT: 21:23
BASIN AÇIKLAMASI

BASIN AÇIKLAMASI

FAALİYET TARİHİ: 31-05-2019
173 Kişi okudu

YENİ ASKERLİK YASASI TEKLİFİ İLE İLGİLİ BASIN AÇIKLAMASI

Yeni Askerlik Yasası teklifi ile ilgili çalışmalar Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) devam etmektedir. Yasa teklifinin bayramdan sonraya bırakılarak toplumsal mutabakat aranacağının açıklanması olumlu olarak düşünülmekle birlikte tasarı içeriğinde bulunan bazı hususların kamuoyu ile paylaşılması zaruri görülmüştür.

Hazırlanan yasa teklifi, askerlik sistemimizin tarihsel gelişim sürecini ve günümüz şartlarını göz önüne alarak hazırlanmış gerekçelere dayandırılmaktadır. Silahlı Kuvvetler bulundurma ihtiyacının en temel ölçütü, ülkenin kendi bekasını sağlamaya yönelik gerekliliklerdir. Bekanın sağlanması da mevcut veya muhtemel tehditlere karşı yeterli savunma yeteneğine sahip olmayı gerektirir. Bu nedenle bu yasanın en başat gerekçesinin ülkemizin içinde bulunduğu iç ve dış tehdit ortamının zorunlu kıldığı “askeri güç” bulundurma ihtiyacı olması gerekirdi. Oysa gerekçeler ve kanun maddelerinin bu ihtiyacı yeterli ölçüde karşılayacak şekilde düzenlenmediği görünmektedir.

Yasanın yürürlüğe girmesi ile birlikte, altı aylık hizmet süresini tamamlayan erbaş ve erlerin çok kısa sürede terhis edilmesi öngörülmüştür. Bu uygulama ile birlikte mevcut asker sayısında yarı yarıya azalma meydana gelebilecektir. Bu nedenle doğacak personel açığının kısa vadede giderilemeyeceği ve ülke güvenliğinde zafiyet oluşturabileceği değerlendirilmektedir. 

Gerekçeler arasında “eşit hizmet süresine sahip” olma ilkesinin benimsendiği belirtilmiş olmasına rağmen, yedek subay/astsubaylık statülerinde zorunlu hizmet yapacaklar ile erbaş ve er statülerinde zorunlu hizmet yapacaklar için öngörülen süreler birbirinden farklıdır. Eski yasanın tam tersi olarak yedek subay/astsubay olarak zorunlu hizmet yapacakların hizmet süresi erbaş ve erlerin hizmet süresinin iki katıdır. Bu husus gerekçedeki ilkeye uygun olmadığı gibi daha fazla eğitim görenin daha fazla askerlik yapması gibi bir sonuç doğuracaktır. Bununla birlikte yasanın gerekçesinde askerlik hizmetinin dört farklı statüde yerine getirileceği belirtilmişken, kanun maddelerinde yedi çeşit hizmet statüsü bulunmaktadır. Bu durum, yasada yeterince bütünlüğün oluşturulamadığını göstermektedir. 

Jandarma ve Sahil Güvenlik personelinin askerlik yasası dışında tutulması yerine, en azından olağanüstü hal ve savaş hallerinde, askerlik yasası hükümlerine  tabi olacakları bir statüye kavuşturulması harp hukuku ve uluslararası hukuk mevzuatı açısından daha uygun olabileceği değerlendirilmektedir. 

Bu yasa teklifi ile daha önceleri zorunlu hallerde  ihtiyaçlara göre tercih edilen bir yöntem olan “Bedelli Askerlik” kalıcı hale getirilmektedir. Bedelli askerliğin, “Türkler asker millettir” sözünde ifadesini bulan, Türk toplumunun askerliğe bakışındaki köklü ve geleneksel anlayışa uygun olmadığı değerlendirilmektedir. 

Yasa teklifinde tek başına Cumhurbaşkanı tarafından kullanılması öngörülen yetkilerin, TBMM yetkisine alınmasının, en azından meclis denetiminin sağlanması bakımından daha uygun ve yararlı olabileceği değerlendirilmektedir. Özellikle askerlikten muaf tutulacak yükümlüler ile ilgili 45’inci madde 2’nci fıkrasında düzenlenen yetkinin; önceden tahmin edilemeyen sonuçlar doğurabileceği ve ülke güvenliği ile ilgili yeni sorunların ortaya çıkmasına neden olabileceği kıymetlendirilmektedir. 

Kamuoyuna saygıyla duyurulur. 

Türkiye Emekli Subaylar Derneği (TESUD)
Genel Merkezi



ÜYE GİRİŞİ